28 Mayıs 2012 - 19:30

Suriye’de Cuma günü gerçekleştirilen Hula katliamının ardından, ülkeye askeri müdahalede bulunulabileceği yönündeki söylem yeniden yükseldi. ABD Genelkurmay Başkanı, “katliamın sorumlularından hesap sorulmalı” dedi.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Cuma günü Humus’un Hula kasabasında gerçekleştirilen ve aralarında 49 çocuk ve 34 kadının da bulunduğu 100’den fazla kişinin öldürüldüğü katliamın sorumluluğu Suriye yönetimine yüklenmeye çalışılıyor. Katliamın hangi güçler tarafından gerçekleştirildiği konusunda belirsizlikler ortadayken, savaş yanlıları, katliamın Annan Planı’nın başarısızlığa uğradığını kanıtladığını ve ülkeye derhal askeri müdahalede bulunulması gerektiği yönündeki çıkışlarına hız verdiler.ABD Genelkurmay Başkanı: “Askeri müdahale seçeneği her zaman var”Pazartesi günü Fox News’a demeç veren ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey, Suriye’deki “vahşetin” askeri müdahaleye neden olabileceğini söyledi. Dempsey, “Elbette, her zaman için askeri bir seçenek var” diye konuşurken, Suriye’deki durumun askeri liderlerin güç kullanımı konusunda dikkatli olmalarını gerektirdiğini sözlerine ekledi. ABD Genelkurmay Başkanı sözlerini “Her zaman için askeri güç kullanımı konusunda bir bakıma ihtiyatlı askeri liderler bulunur, çünkü diğer taraftan ne çıkacağına hiçbir zaman emin olamayız. Ancak bu, Suriye’deki vahşetin bizi bir askeri müdahale noktasına getirmeyeceği anlamına gelmez” diye sürdürdü.Olası bir askeri müdahalenin Libya’da uygulanan “modele” göre mi yapılacağı sorusuna da yanıt veren Dempsey, “Libya’daki yaptıklarımızdan bazılarının Suriye ortamında veya senaryosunda da geçerli olacağından kuşkum yok. Ancak şablonlar konusunda hayli ihtiyatlıyım” diye konuştu.ABD Genelkurmay Başkanı “sivil halka karşı böylesine acımasızca güç kullanılması uluslararası hukukun ihlalidir” diyerek, Hula katliamının bir uluslararası müdahale gerekçesi olabileceğini vurguladı.McCain: “ABD adına utanç içindeyiz”Cumhuriyetçi Parti Arizona Senatörü John McCain de Hula katliamına değinerek, ABD’nin derhal askeri müdahalede bulunmasını istedi. Daha geniş bir uluslararası katılımın sağlanmasıyla müdahalede bulunulması gerektiğini söyleyen McCain, Fox News’a yaptığı açıklamada “Bu, Amerikan tarihinde utanç verici bir dönemdir” diye konuştu. McCain, Annan Planı’yla birlikte Suriye’ye yönelik askeri müdahale seçeneğini Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerinin sonrasına ertelemiş gibi görünen Obama’yı “acizlikle” suçladı.Cumhuriyetçi Parti Senatörü sözlerini, “Bu, Amerika’nın savunduğu ve inandığı her şeyden vazgeçmesi anlamına geliyor. (Amerikan İç Savaşı’nda ölenleri) Anma Günü’nde, bu inanılmaz atalet ve Amerika’nın liderliğini göstermesi konusundaki başarısızlık hepimizi harekete geçirmeli” diye sürdürdü.Cengiz Çandar Cumhuriyetçi Parti üyesi mi?Bugün Radikal’deki köşe yazısında Hula katliamını tartışan Cengiz Çandar da, katliamın Suriye’deki gelişmelerin alacağı yön bakımından bir “kırılma noktası” olacağını yazdı. Çandar’ın köşe yazısında kullandığı dilin John McCain askeri müdahale çağrısına benzerliği dikkat çekti.Çandar yazısına şöyle devam etti:    “Houla katliamını kınamayan yok. BM Güvenlik Konseyi’nde daha önce Suriye ile ilgili karar tasarısında veto kullanmış olan Çin bile kınadı. Şam’ın diktatörünü arkalayan Rusya da kınadı ama ‘adres şaşırtması’ yaparak. ‘Kimin yaptığı belli değilmiş.’ Suriye Dışişleri Sözcüsü Cihad Makdisi, katliamın günahını ‘teröristler’in, yani ‘Suriye muhalefeti’nin üzerine yıkmıştı zaten. Ona bakılırsa Houla çevresinde tek Suriye tankı yokmuş.”Onlarca çocuğun ve kadının da aralarında bulunduğu 100’ün üzerinde insanın katledilmesinin bütün ülkeler tarafından kınanmasının son derece doğal olduğu ortadayken, Çandar’ın buradan katliamın faillerinin büsbütün açık olduğu sonucunu çıkartmasının bir manipülasyon olduğu da bir o kadar açık. Kaldı ki Çandar, bu satırların hemen devamında özellikle kadın ve çocukların ağır silahlarla değil, taranarak ve bıçaklanarak öldürüldüklerini yazıyor ve bu korkunç vahşetin “paramiliter Şebbiha” çeteleri tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürüyor.Suriye yönetiminin bir askeri müdahale ihtimalini savuşturmak amacıyla Annan Planı’na onay verdiği, BM gözlemcilerinin ülkede bulunduğu bir süreçte bu tür bir katliam düzenlemiş olmalarının siyasi bir mantığı olmadığı ortadayken, Çandar’a göre katliamın “rejim” tarafından gerçekleştirildiğine hiçbir şüphe yok! Üstelik Sünni Hula’nın yakın çevresinde Nusayri Alevi köylerinin olması da bunun kanıtlarından bir tanesi!Cengiz Çandar, “Katliamın sorumlusunun ‘Şebbiha’ adı verilen, rejiminkanatları altındaki paramiliter çeteler olduğu da ortada. Direnişçi-muhalif ve Sünni Houla’nın yakın çevresinde NusayriAlevi köyleri ile çevrili olduğu da bir sır değil” diye yazıyor.Çandar, askeri müdahale seçeneğinin bir süre için ertelenmesine neden olan Annan Planı’nı da eleştirerek, “Bu, rejimin, fiilen ortadan kalkmış meşruiyetini yasal çerçevede de kaldırmak demek. Oysa, Kofi Annan Planı’nın özü, rejimi ‘Suriye sorununa çözüm arayışı’nda ‘muhatap taraf’ addetmesi. Yani, yapılması gereken ile yapılmakta olan -sözde uygulama halindeki Annan Planı- çelişiyor” diyor. “Rejimin meşruiyetinin ortadan kalktığı” iddiası ise elbette ABD’ye, diğer emperyalist güçlere, AKP iktidarına ve Çandar’a ait…